Plastik Cerrahi Gözüyle

|Plastik Cerrahi Gözüyle

Plastik Cerrahi Gözüyle

Aynı anda veya belirli bir zaman aralığında bir dizi estetik ameliyat geçirmek alışılmamış bir durum değildir. Bugün artık insanlar daha uzun yaşamakta ve hayatlarının her döneminde kendi imajlarına uygun bir görünüm aramaktadırlar.

Bu insanlar arasında küçük bir grup, şans verilse sonsuza dek ameliyat olmayı tercih edebilecek ancak hiçbir zaman sonuçlarla tatmin olamayacaklardır. Fiziksel özellikler arasında bir harmoni yaratabilmek için aynı anda birden çok girişim uygulamak uygun olabilir. Örneğin yüzün estetik birimleri arasında bir bütünlük sağlayabilmek amacıyla yüz germe ile birlikte aynı anda hem alın germe veya kaş kaldırma hem de göz kapağı ameliyatları uygulanabilmektedir.

Bir kişinin yaşam sürecinde kişinin yaşam kalitesini artırabilecek hem cerrahi hem de cerrahi olmayan iyileştirme dönemleri olabilir. Kişinin hedefleri doğrultusunda bu girişimler arasında birkaç yıl, on yıl veya daha fazla süre olabilir.

Hastanın “aşırı” bir cerrahi isteğinin olup olmadığını anlamanın bir yolu hastanın motivasyonunun kaynağı ve derecesidir. Estetik cerrahi isteyen bir kişi mutlaka motive olmuş olmalıdır; diğer aile bireylerinin, eşinin veya önemli bir başka kişinin isteği ile ameliyat olmak hiçbir zaman uygun değildir. Buna ek olarak kuvvetli motive olmuş kişilerin daha az ağrı hissettikleri, daha hızlı iyileştikleri ve daha fazla tatmin olma şansı taşıdıkları belirlenmiştir.

Kendine güveni olmayan, küçük şeylere kafasını takan veya ameliyatın hayatlarında bir sihir yaratacağına inanan kişiler tatmin olmamaya ve hayal kırıklığı yaşamaya mahkumdurlar. Bu tür kişiler estetik cerrahi için uygun aday değildir. Bazen bu tür kişilik sergileyen kişilerde Body Dysmorphic Disorder (BDM) olarak adlandırılan görünümdeki ufak bir değişiklikle veya hayal edilenle kontrol edilemez ilgilenme ile karakterize olan ender bir psikiyatrik durum görülebilir. Sorumlu plastik cerrahlar, ameliyat öncesi değerlendirme sırasında böyle uygun olmayan kişileri belirlemeye ve bu kişilere ameliyatı önermemeye çalışırlar.

Hasta güvenliği en önemli olandır ve cerrahinin riskleri her zaman getireceği yararlarla kıyaslanmalı ve değerlendirilmelidir. Bu amaçla hastanın bilgilendirilmiş olması önemlidir. Bilgilendirilmiş hasta, bilgili olarak bir tıbbi tedaviye veya cerrahi girişime başlamak konusunda kendi kararını verebilir. Bilgilendirilmiş hasta olabilmek ve hastaya eğitilmiş olarak seçimini yapabilmek için gerekli bilgiler ve gerçekler verilmelidir.

Tümüyle bilgili hasta, hem hasta hem de doktor için en iyi olanıdır. Plastik cerrahlar, konsültasyon sürecini amaçlanan ameliyat ile ilgili hastayı eğitmek için kullanırlar. Her cerrahide riskler ve yararlar vardır; hasta riskleri ve getireceği yararları anlamalı ve gerçekci beklentileri olmalıdır. Cerrah hastanın güvenliğini hastanın arzularının önünde tutulmalıdır.

Maalesef ülkemizde kimi hastalar yaptırmak istedikleri ameliyat ile ilgili bir şey bilmek ve duymak istememektedirler. Bu hastalar genellikle çok korktuklarını belirtmekte ve mantık yolunu seçip belki yıllardan beridir ve her yıl tüm dünyada binlerce kez uygulanan ameliyatların gerçek yönünü anlamak yerine uyuyup uyanmayı ve belli bir süre sıkıntıya katlanıp kolay yoldan amaçlarına ulaşmayı tercih etmektedirler. Kimileri kendilerini kan tuttuğunu, kan göremeyeceklerini aksi halde bayıldıklarını söylemekte ve şans eseri bile olsa herhangi bir nedenle erken ameliyat sonrası dönemde bir hastayı gördüklerinde veya herhangi bir ameliyatın videosunu izlediklerinde şaşırıp kalmakta ve kesinlikle böyle bir girişimin kendilerine uygulanmasına izin vermeyeceklerini, bu işin bu kadar kanlı ve insanın içini dışına çıkaran bir iş olduğunu bilmediklerini söylemektedirler. Genellikle bu yaklaşım kolay yolu seçmek demektir ve genellikle bu tür kişiler estetik cerrahik girişime uygun adaylar olmamaktadır.

G enel anlamda cerrahinin ve dolayısıyla estetik cerrahinin ne demek olduğunu, cerrahinin neleri başarıp neleri başarabileceğini bilmeyen kişilerin yine aynı sıklıkta gerçekçi olmayan görüşleri olmaktadır. Bu tür kişiler örneğin her ne nedenle olursa olsun kesilen deride muhakkak iz kalabileceğini kabullenmek istememektedirler. Cerrahın kendilerini bir heykeltraşın taşı yontması gibi şekillendirebileceğini ve artık ameliyattan sonra ne kadar yaşlanırlarsa yaşlansınlar hep aynı kalacaklarını hayal etmektedirler.

Maalesef, toplumumuzda genel anlamda cerrahi ve estetik cerrahi bilincinin az olması nedeniyle ve nadiren bazı meslektaşlarımızın hastayı korkutmamak ve kaçırmamak gibi düşünceleriyle bazen kişilere bilmeleri gerekenler ameliyat öncesi dönemde anlatılmamaktadır. Bu sürecin bu yolda süregitmesinde yasalarımızdaki boşlukların da etkisi olmaktadır. Örneğin en basit olarak her hastaya her cerrahide enfeksiyon riski olabileceği, ancak günümüz teknik ve imkanlarıyla bu olasılığın oldukça az olduğunu bildirmek gerekir. Yine yasalarımızdaki bazı boşluklar nedeniyle ve her toplumda görülebileceği gibi bizim toplumumuzda da çeşitli yollardan kolay ve çabuk kazanç sağlama eğiliminde olanlar olduğu için kişiler çok rahatlıkla yanlış yönlendirilebilmektedir. Örneğin ameliyat kesisinin lazerle dikileceği ve hiç iz kalmayacağı gibi hiçbir gerçek dayanağı olmayan şeyler söylenebilmektedir. Bu ve benzeri yanıltmalardan kendinizi sakınabilmek ve doğru bir estetik cerrahi girişim geçirebilmek için ameliyatınızın ancak estetik, plastik ve rekonstrüktif cerrahi ihtisasını başarıyla tamamlamış bir cerrah tarafından gerçekleştirilebileceğini unutmayınız.

Konsültasyon sırasında plastik cerrah şu faktörleri göz önünde bulundurur: hasta arzuladığı değişikliği açıklarken zorluk çekiyor mu; hasta gereksiz yere bir şeyden sıkıntı duyuyor mu daha açıkcası konuşulan ufak bir düzensizlik mi; hastanın arkadaşları ve ailesi destekleyici mi; hasta depresyonda mı veya aşırı derecede korku içinde mi; hastanın geçmişinde memnun olmadığı bir estetik cerrahi girişimi var mı? Eğer hasta geçmişte gerçekleştirilmiş bir girişimin tekrarlanmasını arzuluyorsa o zaman cerrah bir diğer ameliyatı gerekli kılacak kadar yeterli gelişiminin sağlanıp sağlanamayacağını değerlendirmelidir.

Estetik cerrahi isteyen kişilerde gerçekleştirilmesi mümkün olmayan beklentiler olabilir. Herhangi bir ameliyata karar vermeden önce hastanın beklentilerini cerrahın gerçekleştirebilecekleri ile aynı çizgiye getirmek hem hasta hem de doktor açısından en doğru olanıdır. Bunun alternatifi ise ameliyattan sonra memnun olma yerine nefret olacaktır.

Ancak plastik cerrahlar aynı zamanda psikiyatrist de değildir; en ince ayrıntısına kadar gerçekleştirilmiş bir konsültasyon da bile cerrahiye uygun olmayan her kişi belirlenemeyebilir. Uygun olmayan tutum konuşma aşamasında saptanamayabilir ve aslında dikkatlice maskelenmiş olabilir.

Görüldüğü gibi Doktor hastasının cerrahiye uygun olup olmadığını saptamak için oldukça fazla gayret göstermek zorundadır.

Hastalar da kendileri, doktorlarını araştırmak, bulmak, gerçek plastik ve rekonstrüktif cerrah olduklarını belirlemek durumundadırlar.

Estetik sorunlarınız için dilerseniz randevu alabilirsiniz, dilerseniz estetik cerrahi merkezimizi ziyaret edebilirsiniz.

Ege Estetik
ege estetik ceraahi1394 Sokak No:15 K:1 D:3 35220 Alsancak - İzmir |E-Posta: info@egeestetik.com | Telefon: (0232) 463 82 91 - (0232) 422 48 99 | Fax: (0232) 463 82 91